Malatya Son Haber

Switch to desktop

Malatya Son Haber Malatya Haber Malatya Haberleri

Eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, yolsuzluk operasyonu ve çözüm süreci hakkında dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Türkiye’nin en büyük yolsuzluk soruşturmasının ardından görevden alınan eski İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 17 Aralık soruşturmasıyla ilgili önemli bir bilgi verdi: “17 Aralık’tan 1 hafta önce beni ve Yakub Saygılı’yı görevden almak istediler. Ancak Emniyet Müdürü’müz Hüseyin Çapkın bize sahip çıktı.”

İstanbul Emniyet Müdürlüğü eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Nazmi Ardıç, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ve sonrasında yaşanan süreçle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. 17 Aralık’ın darbe girişimi olduğunu iddia edenlere cevap veren Ardıç, “Asıl darbe 18 Aralık sabahı yapıldı, o zamana kadar sürdürülen bütün yolsuzluk dosyaları durduruldu.” dedi.

Yolsuzluk operasyonunda görev alan polislere yönelik 22 Temmuz’da başlatılan operasyonlara da değinen Ardıç, “17 Aralık operasyonundan 1 hafta önce ben ve Yakub Saygılı görevden alınmayla karşı karşıya kaldık. Emniyet Müdürümüz Hüseyin Çapkın, sahip çıkma tavrı almış ki, direkt merkezden başka bir ile tayinimiz söz konusu oldu.” diye konuştu.

Zaman'ın haberine göre, Bugün TV’de Tarık Toros’un sunduğu programa katılan Nazmi Ardıç’ın açıklamaları özetle şöyle:

17 DEĞİL, 18 ARALIK DARBEDİR:

Son üç yıllık süreçte yolsuzluk yoğunluğu görülüyor. Bu da bizim radarımıza yakalandı. Hangi taşı kaldırsak yolsuzluk bulduk. Görevden ayrıldığım süreçte tamamlanmış 7 yolsuzluk dosyası vardı. 17 Aralık yolsuzluk dosyası Eylül 2012’de başladı, Aralık 2013’te bitti. 17 Aralık değil, asıl 18 Aralık darbedir. KOM başkanlığına 2 yolsuzluk dosyası olan biri getirildi. Örgütlü suçlara karışmış kişilerin atandığını gördük. 17 Aralık’ın darbe olduğunu iddia etmek, hakimler de dahil operasyonlarda imzası olan herkesi darbeci ilan etmek anlamına geliyor. Oysa 17 Aralık’ta görev alan polisler hakkında tutuklama kararı veren Hakim Bekir Altun’un, Selam Tevhid terör örgütü dosyasında da 140 imzası var.”

17 ARALIK, AĞAOĞLU HAKKINDAKİ İHBARLA BAŞLADI:

Ali Ağaoğlu’nun Maslak’taki 1453 İstanbul projesi ile ilgili imar projesinde usulsüzlük ihbarı aldık. Elde ettiğimiz bulguları cumhuriyet savcısı ile paylaştık ve soruşturma başlatıldı. Ağaoğlu’nun bazı belediyelerden imar alamadığı, ancak bazı imtiyazlar ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan izin çıkardığı ortaya çıktı. Birtakım bakan yakınlarının ve siyasilerin dâhil olduğu birtakım suiistimaller var burada.

REZA ZARRAB’IN HAYALİ İHRACATI TESPİT EDİLDİ:

Mali şubede ise MASAK’ın bir raporu doğrultusunda Reza Zarrab hakkında bir çalışma yapılıyordu. İran, Rusya ve Dubai bağlantılı hayali ihracat tespit edildi. Hayali ihracat ile devletten haksız vergi iadesi alınır. Bu süreçte rol alan bürokratlar ve siyasiler var. Buna yönelik deliller var. Bu delillerin uydurma olduğunu söylemek algı amaçlıdır. 17 Aralık’ı kapatan hâkim dahi bu deliller için uydurma diyemedi. Sadece örgüt yok diyor.

17 ARALIK’TAN ÖNCE GÖREVDEN ALINACAKTIK:

Operasyondan 1 hafta önce ben ve Yakub Saygılı görevden alınmayla karşı karşıya kaldık. KOM Daire Başkanı Mehmet Yeşilkaya İstanbul’a geldi, Hüseyin Çapkın’la 3 saat görüştü. Bizi görevden aldırmak için geldiğini öğrendim sonra. Emniyet müdürümüzün sahip çıkma tavrı göstermiş ki, direkt merkezden başka bir ile tayinimiz söz konusu oldu.

YÜKSEKOVA’DA FAİLLER YAKALANMADI:

Yüksekova’da üç askerimizin şehit olduğu saldırıyla ilgili asli faillerinden hiçbiri içeri alınmamış. Ama halka yanlış bilgi verilerek bu olayın failleri yakalanmış gibi bir hava oluşturuluyor. Selin önüne katılmış bir kütük gibi ülkemiz. Planlı bir politika yürütülmüyor.

Açılım sürecinde örgüt alan kazanıyor. Sanki paralel bir devlet gibi bölgede vergi topluyor, sokakta sanki kolluk kuvvetiymiş gibi asayiş uygulaması yapıyor. Örgütün dağda 17 bin silahlı militanı olduğu söyleniyor. Çözüm sürecinden önce bu 2 bin 500 kadardı. Örgüt Kobani eylemlerinde gücünü sınadı. Bu olayların Öcalan’ın bilgisi dâhilinde olmaması mümkün değil. Pazarlık masasındaki etkinliği için bir güç gösterisiydi bu.

DİNLEMELER MERAKTAN YAPILMIYOR:

Polisler, insanları merak ettiğinden dinleme yapmıyor. Görev icabı yapılıyor bu dinlemeler. Bu arkadaşlar istihbari çalışma yaparak sadece İstanbul’da 9 bombacıyı bomba patlamadan yakaladılar benim bildiğim.

Zaman

 

0

FED, piyasaya para sürmeyi bitirdi, dolar 2,22 lirayı geçti...
ABD Merkez Bankası (Fed) tahvil alımları yoluyla piyasalara milyarlarca dolar sürmeyi bu ay itibarıyla sonlandırdı.

Piyasalara yeni kaynak akışının tamamen durması ve faiz artırımlarının çok da ertelenmeyeceğine ilişkin işaretlerle, tatilde küresel piyasalarda 2,20 liranın altına inen dolar, yeni günün ilk işlemlerinde 2,22 lirayı da aşarak 2,2220 liraya kadar çıktı.

Fed'in dün sona eren iki günlük para politikası kurulu toplantısının ardından aylık tahvil alım programını sonlandırdığını açıkladı. Fed açıklamasında, ABD istihdam piyasasındaki durgunluk için kullandığı "belirgin" ifadesini bu kez kullanmadı ve böylece ekonomideki beklentilere duyduğu güveni ortaya koydu. Açıklamada piyasalardaki dalgalanmalar, Avrupa'da büyümeye ilişkin sorunlar ve zayıf enflasyon görünümünün; işsizlik ve enflasyon hedeflerindeki ilerlemeyi olumsuz etkilemesinin beklenmediği belirtildi. "Komite ekonominin genelinin yeterli güce sahip olduğu görüşünü korumaktadır" denilen açıklamada, faiz artırımlarının "zamanlama ve hızının" da ekonomik verilere göre belirleneceği ifade edildi.

Fed tahvil alımlarının bu ay sonlandırılmasının ardından borçlanma maliyetlerinin "uzunca bir süre" daha sıfıra yakın seviyede tutulacağı söylemini korusa da, kullanılan yeni ifadeler yeni bir rejime işaret etti.

Piyasa uzmanları, piyasalarda son dönemde yaşanan büyük dalgalanmalara rağmen Fed'in faiz artırımı yoluyla sıkılaştırma konusunda kararlı olduğuna dikkat çekiyor.

0

Hani analar ağlamayacaktı? Hani PKK silah bırakacaktı? Hani bir daha şehit cenazeleri gelmeyecekti?

Soma'da kaybettiğimiz 301 madencinin acısı unutulmadan, hesabı sorulmadan bu sefer de Ermenek'ten gelen acıyla sarsıldık.

Bir önceki faciadan ders almadığımız, ilgililerden hesap soramadığımız için bir sonraki faciaya engel olamıyoruz...

Zira 301 kişinin ölümü için "FITRAT" diyenler bu sefer 18 işçinin yüzlerce metre suyun altında mahsur kaldığı facia için İşverenleri suçluyor.

Peki denetim görevini yerine getirmeyen Devletin, Hükümetin hiç mi suçu yok?

Bir kaza olduğunda kurtarma ekiplerinin bile girmekte zorlandığı bu madenlere işletme ruhsatını kim veriyor?

ACI BİR DEĞİL Kİ...

Ermenek'ten gelen acı haberle sarsılmışken yürekleri dağlayan bir haber de Diyarbakır'dan geldi.

Akşam saatlerinde eşi ile alışverişe çıkan bir astsubay eşinin yanında maskeli iki kişi tarafından hunharca katledildi.

Tıpkı Yüksekova'da olduğu gibi...

Orada da yine sivil giyimli 3 asker terör örgütü PKK tarafından sokak ortasında güpegündüz şehit edilmişti.

Yaralanan Astsubay Şehit Oldu

Diyarbakır'da da astsubay aynı şekilde şehit edildi. Hem de nizamiyeye 300 metre mesafade...

Peki terör örgütü bu güce nasıl erişti?

Daha önce ancak kırsalda eylem yapabilirken, şimdi şehrin merkezinde, en işlek caddelerde güpegündüz askeri, polisi şehit edecek güce nasıl erişti?

Hani analar ağlamayacaktı?

Hani silahlar susacaktı?

Hani şehit cenazeleri gelmeyecekti?

Bizzat Başbakan Ahmet Davutoğlu geçen yıl sınırdışına çıkması gereken PKK'lıların çıkmadığını, bunu bildiklerini ama Çözüm Süreci bozulmasın diye buna göz yumduklarını açıklamıştı.

O zaman bunları dile getirenler "çözüm süreci karşıtı, vatan haini, kandan beslenenler" diye yaftalanıyordu.

Peki şimdi...

Çözüm Sürecini askerin polisin operasyon yapmamasını fırsat bile terör örgütü şehirde yeniden yapılandı... Artık istediği yerde bayrak indirebiliyor, heykel dikebilir, askeri polisi şehit edebiliyor...

Hükümet ise "hesabı sorulacak"tan başka bir açıklama yapmıyor.

Yüksekovada Silahlı Saldırı: 3 ASKER ŞEHİT!

Daha birkaç gün önce Yüksekova'da 3 asker güpegündüz şehrin orta yerinde şehit edildi.

Bir hafta önce bir köy korucusu yine PKK'lılar tarafından telefon direğine bağlanarak katledildi.

Bir ay önce Bingöl'de birisi Emniyet Müdür Yardımcısı ve bir komiser PKK tarafından şehit edildi.

 

0

Eşi ile pazar alışverişi yaparken yüzü maskeli 2 kişinin silahlı saldırısı sonucu ağır yaralanan Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu, şehit oldu.

Diyarbakır'da eşi ile birlikte semt pazarında alışveriş yapan Hv. Astsb. Üçvş. Nejdet Aydoğdu (25), maskeli 2 kişinin silahlı saldırısına uğradı.

Ağır yaralanan Astsubay Aydoğdu, kaldırıldığı Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

 

Merkez Bağlar ilçesi Körhat 70. Sokaktaki semt pazarında eşi ile pazar alışverişi yaparken yüzü maskeli 2 kişinin silahlı saldırısı sonucu ağır yaralanan Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanlığı'nda görevli Astsubay Üstçavuş Nejdet Aydoğdu, kaldırıldığı Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nde tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

0

Samsung Electronics 5G’de rekor kırdı...
Altyapı sorunları nedeniyle biz Türkiye’de henüz 4G altyapısına kavuşamadık ama Güney Koreli teknoloji devi Samsung Electronics 5G’de hız rekor kırdı.

Samsung, 5G’nin gelişimine yönelik gerçekleştirdiği mobil ortam testinde, en yüksek veri iletim hızı olan 7,5 Gbps (saniyede 940 MB)’a ulaşmayı başardı.

Sektörde bir ilk olan testte ayrıca, 100 km/saat hızda giden bir araç üzerinden kesintisiz 1,2 Gbps hızında 5G bağlantısı sağlandı.

0

İnternet ticaretini artırmak istiyor...
PayPal’ın desteğiyle Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) tarafından yapılan ‘Türkiye’de E-ihracat:

Fırsatlar ve Sorunlar’ araştırmasına göre, e-ihracat yapan Türk firmaları ortalama 34 ülkeye erişiyor.

Geleneksel yollarla ihracat yapan firmalarda ise bu rakam ortalama 3. Raporun tanıtımını yapan PayPal Türkiye, Avrupa ve Kuzey Afrika Bölgesi Direktörü Kıvanç Onan, Türkiye’den yurtdışına online satışın 250-300 milyon dolar seviyelerinde olduğunu belirterek, doğru politika izlenmesi durumunda bunun 2-3 milyar dolara çıkabileceğini ifade etti.

0

Philips’ten oyunseverler için yeni monitörler...
Philips monitörlerinin marka lisans ortağı MMD ve ekran piyasasının global markalarından AOC, oyunseverler için geliştirdiği yeni bilgisayar monitörlerini tanıttı.

AOC u2868Pqu adlı model 4K çözünürlüğü ile dikkat çekerken, 34 inç ekran genişliğine sahip olan u3477Pqu monitör 21:9 oranıyla farklı bir görüntü izleme deneyimi ortaya koyuyor.

NVIDIA G-SYNC teknolojisine sahip olan 272G5DYEB ise 144 Hz yenileme oranı ve 1 ms’lik tepki süresiyle oldukça akıcı ve hızlı bir oyun deneyimi vaat ediyor.

0

Chp, 'Ak Saray' İçin Meclis Araştırması İstedi...
CHP Genel Başkan Yardımcıları İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Cumhurbaşkanlığı Sarayı için Meclis Araştırması istedi.

Meclise verilen araştırma önergesinde,

"Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) arazisi üzerine Başbakanlık Hizmet Binası olarak inşa edilen ve şu anda Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak kullanılmak istenen yapının imar durumunun, bu inşaatın yapılabilmesini sağlayan üst ölçekli nazım imar planlarının hukuki durumunun ve söz konusu binaya Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından verilmiş bir iskan belgesi olup olmadığının Atatürk Orman Çiftliği alanlarında, AOÇ'nin kuruluş ilkelerine aykırı olarak yapılan iş ve işlemlerin ortaya çıkarılması amacıyla Anayasanın 98. ve Meclis İçtüzüğünün 104 ve 105. Maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılmasını arz ederiz." denildi.

Meclis Araştırması'nın gerekçe bölümünde, Cumhurbaşkanlığı Binası olarak kullanılan ve 29 Ekim 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı tarafından verilecek resepsiyona ev sahipliği yapacak olan 'Ak-Saray'ın hukuksuz bir imar planına dayalı olarak inşa edilen ve halihazırda iskanı da bulunmayan kaçak bir bina olduğuna dair mahkeme kararları bulunduğu ve Meslek Odalarının Anayasa Mahkemesine başvuruları olduğu ifade edildi.

Söz konusu binanın inşa edildiği alan bütünlüğü Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) son 12 yılda önce parçalı daha sonra ise bütüncül olarak imara ve betonlaşmaya açıldığının dile getirildiği gerekçede, şu ifadeler kullanıldı: "Uzun bir sure ruhsatsız ve kaçak yapılaşmalar, tahsisler ve devirler biçiminde sürdürülen yağma ve talan girişimlerini hukuki hale getirmek üzere, 8 Temmuz 2006 tarihinde 5524 sayılı Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü Kuruluş Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun yürürlüğe sokulmuş ve bu değişiklik ile Ankara Büyükşehir Belediyesine Atatürk Orman Çiftliğinin öncelikle üst ölçekli plan ve Koruma Amaçlı İmar Planı ve bunlara uygun her türlü imar planlarını yapma yetkisi verilmiştir. Ankara Büyükşehir Belediyesi, bu kanun değişikliğinden aldığı yetkiye dayanarak çok kısa sure içerisinde 1/10.000 Ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı”nı hazırlayarak 12 Ocak 2007 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclisinden geçirdiyse de, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Çevre Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve diğer odaların açtığı dava ile Ankara 13. İdare Mahkemesi 28 Kasım 2008 tarihinde Belediye Meclisinin bu kararının hukuksuz olduğuna hükmederek iptal etmiş ve akabinde iptal kararı Danıştay 6.dairesince onanmıştır.

Mahkemenin iptal kararına rağmen, AOÇ’yi bütüncül olarak ranta açmak konusunda vakit kaybetmek istemeyen Ankara Büyükşehir Belediyesi, bu kez aynı alan için 1/10.000 Ölçekli Atatürk Orman Çiftliği Alanları Nazım İmar Planı ve 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı, 1/10000 Ölçekli Ulaşım Şeması ile 1/10000 Ölçekli Ulaşım Uygulama Projesi”ni 13 Ağustos 2010 tarihinde Büyükşehir Belediye Meclis kararı ile onaylayarak yürürlüğe sokmuştur. Daha önce hakkında iptal kararı olan kararlarla aynı amacı taşıdığı aşikar olan yeni Belediye Meclisi kararları da, meslek kuruluşları tarafından yargıya götürülse de, bilir kişi sürecinin 16 ayı bulmasından yararlanarak AOÇ arazisi üzerinde, içlerinde o zamanki adıyla Başbakanlık Hizmet Binası’nda bulunan çeşitli kaçak yapılaşmalara hız verilmiştir. Bu aşamada 10 Şubat 2014 tarihinde mahkeme 1/10.000’lik koruma amaçlı Nazım imar planına ilişkin açılan davada yürütmeyi durdurma kararı vermiştir. Yürütmeyi durdurma kararına yapılan itirazda reddedilmiş, böylece AOÇ'de yapılan tüm uygulamalar hukuksuz hale gelmiştir. Bir başka deyişle, başta ‘Ak-Saray’ olmak üzere, AOÇ arazisi üzerine, Belediye meclisinin ilgili kararına istinaden inşa edilen tüm yapıların kaçak olduğu kesinleşmiştir.

Buna rağmen mahkemenin kararı açık olduğu halde, tam bir hukuk tanımazlık örneği sergilenerek, dayandırıldığı imar planının onaylandığı Belediye Meclis Kararı iptal edilen AK-Saray’ın inşasına devam edilmiş, kamu kaynakları, hükümet eliyle, hukuksuz, imar izni olmayan, kaçak bir yapıya aktarılmıştır. Meşru bir imar izni olmayan binanın, iskanı (yapı kullanma ruhsatı) olup olmadığını öğrenmek için Mimarlar Odası Ankara Şubesi bilgi edinme kanunu çerçevesinde resmi yazıyla, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne binanın Cumhurbaşkanlığı Sarayı olarak kullanılması sürecinde, Belediye tarafından verilmiş bir iskanın olup olmadığını sormuştur. Ankara Büyükşehir Belediyesi iskan konusunda yetkili olan kendisi olduğu halde, bu sorunun “Başbakanlığa sorulması gerektiği” gibi hukuk devleti çerçevesinde izahı mümkün olmayan bir yanıt vermiştir. Sonuç olarak şu an Atatürk Orman Çiftliği'nde Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılacak ve kamu kaynaklarıyla inşa edilen binanın kaçak olduğu anlaşılmaktadır."

HABERLER.COM

0

Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası 31 Ekim'de Malatya'da Başlıyor

Malatya’da özel sporcular Basketbol Şampiyonası’nın 31 Ekim günü başlayacağı bildirildi...

Yeşilyurt Kaymakamlığı tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, "İlçemizde bulunan Malatya Özel Eğitim Uygulama Merkezi (Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi) bünyesindeki Malatya Sessiz Adımlar Spor Kulübümüzün girişimleri ve sportif başarıları (2 yılda 70 i altın olmak üzere 116 madalya) sonucu Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu, 2014 yılı faaliyet programında yer alan Türkiye Basketbol Şampiyonasının ilimizde organize edilecektir" ifadeleri kullanıldı.

Düzenlenecek Organizasyona 7 bölgeden 14 takım katılacak.

Toplamda organizasyona 150 sporcu iştirak edecektir.

Organizasyonumuzun müsabakaları Yeşilyurt Tecde Spor Salonu'nda ve Battalgazi Spor Salonu'nda yapılacak

Şampiyona açılışı 31 Ekim 2014 Cuma saat 10.00 da, kupa töreni ise 2 Kasım 2014 Pazar saat 13.00 da Yeşilyurt Tecde Spor Salonu'nda yapılacaktır.

Şampiyona açılış müsabakaları her iki spor salonumuzda 31 Ekim Cuma günü saat 13.00 da başlayacaktır.

HABERLER.COM

0

Kürt Güçlere Esir Düşen IŞİD Militanları: Pişmanız
Irak Şam İslam Devleti militanları, Suriye'nin kuzeyinde Kürt güçleriyle savaşmaya devam ederken Cnn International muhabiri Ivan Watson, Kürt güçlerinin esir aldığı militanlarla konuştu.

Militanların ortak hissi pişmanlık.

TEK TEK GETİRİLDİLER

Kürt gardiyanlar, esir aldıkları 3 gardiyanı Watson'ın yanına tek tek getiriyor. Watson görüşmeyi bir odada gerçekleştiriyor. Bunun nedeni ise militanların kaldığı hücrelerin görüntülenmesi yasak.

GÖZLERİ KAMAŞIYOR

Odaya getirlen militanların uzun süredir karanlıkta kaldığı belli oluyor. Öyle ki ışıklardan gözleri kamaşıyor.

"AİLEMİ KORUMAK İÇİN GİRDİM"

Süleyman isimli militan örgüte ailesini korumak için girdiğini ve buna mecbur kaldığını ifade ediyor. Cizre kantonuna yapılan intihar saldırısını düzenleyen hücrede olduğunu söyleyen militan bu saldırı için 3600 dolar aldığını belirtiyor ve saldırıda yeğenin de öldüğünü ifade ediyor. Süleyman, "İslam ve adalet için savaştıklarını söylediler bizi kandırdılar. Fakirliğimizden yararlandılar." dedi.

HENÜZ 19 YAŞINDA VE...

Diğe militanın ismi ise Kerim ve henüz 19 yaşında. 1 yıla aşkın bir süredir IŞİD saflarında savaşmış ve 3 kez karnından yaralanmış. Savaşa giderken uyuşturucu verildiğini söylüyor.

"Bize hap veriyorlar. Bu haplarla savaşa gittiğiniz de ölüm ve yaşam umrunuzda olmuyor." ifadelerini kullanan Kerim çoğu savaşçının yabancı olduğuna dikkat çekiyor. Yerel aksan ile arapça konuşanın az olduğunu söylüyor."

"İŞKENCELİ ÖLÜM"

3. militan ise Cabbar ve eski bir ilkokul öğretmeni, 2 çocuk babası. Cabbar'da bombalı araç saldırısı gerçekleştiren isimlerden biri. CNN muhabiri Watson "IŞİD beni yakalarsa ne yapar." diye soruyor. Cabbar buna "İşkenceli bir ölüm. Kafanızı veya ellerinizi kesebilirler" cevabı veriyor. Watson bu cevap karşısında sessizleşiyor.

0

Copyright © 2014 Tüm hakları saklıdır MALATYA SON HABER - powered by FA AJANS

Top Desktop version