Hatay’dan Darende’ye gelen emekli akademisyen, ailesinin geçmişine uzanan izleri takip etti. Aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret eden akademisyen, “Darende herkesin görmesi gereken bir yer” dedi. Mustafa Kemal Üniversi
Hatay’dan Darende’ye gelen emekli akademisyen, ailesinin geçmişine uzanan izleri takip etti. Aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret eden akademisyen, “Darende herkesin görmesi gereken bir yer” dedi.
Mustafa Kemal Üniversitesi’nden emekli Prof. Jale Paksoy Öztürk, yaklaşık yarım asır sonra dedelerinin dünyaya geldiği Darende’yi ziyaret etti. Ailesinin geçmişine ilişkin izleri takip eden Öztürk, akrabalarıyla bir araya gelerek aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret etti.
Çocukluk yıllarında Darende’ye geldiğini ancak o dönemde ilçeyi yeterince tanıyamadığını belirten Öztürk, bu kez Darende’yi ayrıntılı şekilde gezmek ve köklerinin bulunduğu toprakları yakından görmek istediğini söyledi.
Öztürk, “Babalarımın ve dedelerimin doğduğu yeri görmek istedim. Çocukken gelmiştim ama o zaman bir şey anlamıyordum. Darende’yi doya doya görmek ve gezmek için buraya geldim. Dedelerimin mezarlarını ziyaret ederek ruhlarını tazim ettim. Ayrıca bizi tanımak isteyen çok sayıda akrabamızın bulunduğunu gördüm. Buraya geldiğimiz için çok mutlu olduk. İnşallah yeniden gelebiliriz” dedi.
Mustafa Necati ile aile bağı
Ziyareti sırasında Mustafa Necati’yi de anan Öztürk, Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşlarından olan ve Harf İnkılabı sürecinde önemli görevler üstlenen Mustafa Necati ile aralarında aile bağı bulunduğunu anlattı.
Öztürk, “Benim bildiğim kadarıyla Mustafa Necati, anneannemin halasının dayısının oğludur. Kardeşimde, anneannem tarafından Mustafa Necati’ye hitaben yazdırılmış bir mektup vardı. Fotokopisini bana göndermişti. Mustafa Necati’nin de bu mektuba cevap verdiğini biliyorum. Ancak depremde diğer belgelerimizle birlikte bu mektuplar da kayboldu” diye konuştu.
Anneannesinin okuma yazma bilmediği için mektubu bir başkasına yazdırdığını aktaran Öztürk, “Yeni yazıyla yazılmış mektubu okudum. Eski yazıyla olan belge ise dedemin el yazısıydı. Onu okuyamamıştım. ‘Emekli olduğumda okuyacağım’ diye düşünüyordum ancak depremde o belgeler de kayboldu” ifadelerini kullandı.
“Bize Musullu derler”
Ailesinin geçmişinin Musul’a kadar uzandığını belirten Öztürk, Fetullah Musuli’nin de ataları arasında yer aldığını söyledi.
Öztürk, “Fetullah Musuli bizim dedelerimizden biridir. Musul’dan gelmiş. Zaten bize ‘Musullu’ derler. Nereli olduğumuzu soranlara Darendeli olduğumuzu söyleriz. Darende’ye de Musul’dan gelmişiz” dedi.
Aile tarihine ilişkin anlatıları babaannesinden dinlediğini ifade eden Öztürk, bu hikâyelerin geçmişle kurduğu bağda önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.
“Darende hak ettiği değeri görmüyor”
Aradan geçen yarım asra rağmen Darende’ye duyduğu hayranlığın değişmediğini dile getiren Öztürk, ilçenin tarihi ve doğal değerlerinin yeterince tanınmadığını söyledi.
Öztürk, “Darende’yi yarım asır önce de çok beğenmiştim. Hayalimde çok güzel bir yer olarak kalmıştı ve eşime de hep böyle anlatıyordum. Şimdi geldiğimde yine çok güzel buldum. Ancak Darende’nin hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum. Darende denildiğinde insanlar ‘Orası neresi?’ diye soruyor. Oysa Darende, herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer” diye konuştu.

Yorumlar
Görüşünüzü paylaşın; onaylanan yorumlar haber altında yayımlanır.
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, kişisel veri, reklam ve konu dışı içerikler yayımlanmaz; e-posta adresiniz görünmez.