Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından Gazze’ye insani yardımın engelsiz ulaştırılması talebiyle Malatya’da yürüyüş düzenlendi. Kanalboyu’ndan Kernek’e yürüyen katılımcılar, uluslararası topluma “Açlık bir silah olamaz” ça
Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından Gazze’ye insani yardımın engelsiz ulaştırılması talebiyle Malatya’da yürüyüş düzenlendi. Kanalboyu’ndan Kernek’e yürüyen katılımcılar, uluslararası topluma “Açlık bir silah olamaz” çağrısında bulundu.
Kudüs Kardeşlik Platformu tarafından “İnsanlığın Sesi Küresel Yürüyüş ve Basın Açıklaması” programı gerçekleştirildi.
Kanalboyu Eski Millî Eğitim binası önünden başlayan yürüyüş, Kernek Karagözlüler Camii önünde sona erdi. Yürüyüşün ardından Kernek Meydanı’nda düzenlenen programda basın açıklamasını Hacı Türkan yaptı.
“Ortak bir vicdanın parçasıyız”
Malatya’dan yükselen sesin dünyanın farklı kentlerinde gerçekleştirilen yürüyüşlere katıldığını belirten Türkan, şunları söyledi:
“Bugün burada yalnızca Malatya’dan yükselen bir sesi duyurmak için toplanmadık. Londra’dan İstanbul’a, Toronto’dan İslamabad’a, Sidney’den Cape Town’a, Mogadişu’dan dünyanın dört bir yanına uzanan ortak bir vicdanın parçası olmak için buradayız. Farklı dillerden, milletlerden ve inançlardan insanlar aynı hakikati haykırıyor: İnsani yardım bir lütuf değildir, engellenemez ve evrensel bir haktır.”
“Gazze bütün insanlığın meselesidir”
Gazze’deki insani krizin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Türkan, “Gazze’de uzun zamandır yalnızca bombalarla ve silahlarla yürütülen bir saldırı yoktur. Bir halkın barınma, sağlık, gıda, temiz su ve insani yardıma erişim imkânlarının ortadan kaldırılmasıyla yaşanan insani felaket her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. Gazze’deki sivillerin yaşam hakkı herhangi bir devletin siyasi hesabına, askerî stratejisine veya diplomatik pazarlığına feda edilemez. İnsan hayatı pazarlık konusu yapılamaz” dedi.
“Açlık bir savaş yöntemi olamaz”
Açlığın siyasi baskı aracına dönüştürülemeyeceğini vurgulayan Türkan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Açlık bir savaş yöntemi olamaz. Bir çocuğun ekmeğe ulaşmasını engellemek hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Bir annenin çocuğuna yiyecek bulamamasını siyasi baskı aracına dönüştürmek kabul edilemez. Gıda taşıyan araçların, ilaçların, tıbbi malzemelerin ve temel yaşam ihtiyaçlarının sivillere ulaştırılmasının engellenmesi karşısında dünya sessiz kalamaz.”
“Ekmeğin dini, suyun milliyeti yoktur”
İnsani yardımın bir tercih değil, evrensel bir hak olduğunu dile getiren Türkan, “Ekmeğin dini yoktur. Suyun milliyeti yoktur. İlacın ırkı yoktur. Açlığın siyaseti yoktur. Aç bir çocuğa ekmek, yaralı bir insana ilaç ve susuz kalmış bir insana su ulaştırmak insanlığın görevidir. Hiçbir güç, devlet veya ordu insanlığın bu görevini engelleme hakkına sahip değildir” ifadelerini kullandı.
Uluslararası topluma sorumluluk çağrısı
Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşlara ve dünya devletlerine çağrıda bulunan Türkan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Kınama açıklamalarının ötesine geçin. Sivillerin korunması için sorumluluk alın. İnsani yardımın kesintisiz, güvenli ve yeterli şekilde ulaştırılmasını sağlayın. Çocuklar ölmesin, siviller aç bırakılmasın, insani yardım engellenmesin, Gazze yalnız bırakılmasın. Coğrafyalarımız farklı olsa da talebimiz birdir: İnsanlığın sesine kulak verin.”




Yorumlar
Görüşünüzü paylaşın; onaylanan yorumlar haber altında yayımlanır.
Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, kişisel veri, reklam ve konu dışı içerikler yayımlanmaz; e-posta adresiniz görünmez.