Malatya Son Haber

Switch to desktop

NORŞİN ŞEYHİ:GÜLEN GİBİ BİR ALİME HAKARETİ TASVİP ETMİYORUZ...

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Doğu’nun önde gelen kanaat önderlerinden Şeyh Nurettin Mutlu, Hizmet Hareketi’ni karalamanın hiç uygun olmadığını söyledi. Herkesin özellikle de yöneticilerin nezaket kuralları içinde konuşması gerektiğini belirten Mutlu, Hocaefendi’ye nahoş sözler sarf etmenin her Müslüman’ın gönlünü yaralayacağını ifade etti.

Âlimlerin peygamberlerin vârisi olduğu hadisini hatırlatan Norşin Medresesi Şeyhi Nurettin Mutlu, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin, sadece Türkiye’ye değil dünyaya mâl olmuş bir İslâm âlimi olduğunu söyledi. Dünyanın dört bir tarafındaki ulemanın, Gülen’in ilmine, imandaki kemaline, aksiyondaki harikuladeliğine dikkat çektiğini anlatan Mutlu, “15 yıldan beri Gülen’in eserlerini, çok sayıda başka âliminin eserlerini de okudum. Hepsi birbirinden kıymetlidir. Ama şunu söylemeliyim ki Gülen gibi bir âlim, mütefekkir görmedim. Böyle bir kıymete sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır.” dedi.

                   NORŞİNŞEYHİ1

 

Belli bir kesim tarafından ona karşı kara propaganda yürütüldüğünü ifade eden Mutlu, “Milyonların gönlünde taht kurmuş ihlas ve samimiyet abidesi Fethullah Gülen Hocaefendi gibi bir zata nahoş sözler sarf etmek onun kıymetinden bir şey kaybettirmez ama samimi her Müslüman’ın gönlünde tarifsiz yaralar açar.” ifadesini kullandı. İnsanların, özellikle de yöneticilerin nezaket kuralları içerisinde kalarak konuşması gerektiğini vurguladı, “Bu hizmeti karalamak caiz değildir. Hocaefendi’yi, hizmetini ve arkadaşlarını karalamak bize bir şey kazandırmaz. Ona ve arkadaşlarına çok dua ediyorum.” şeklinde konuştu.

Bitlis’in Güroymak (Norşin) ilçesinde yüzyıllardır devam eden medrese geleneğini sürdüren Şeyh Nurettin Mutlu, ilim ve irfan ışığıyla bölgeyi aydınlatıyor. Şeyh Muhammed Masum’un oğlu, Melle Abdurrahim’in torunu, büyük dedesi Şeyh Abdurrahman Taği’nin yolunun takipçisi olan Mutlu, yüzlerce talebe yetiştiriyor. Norşin’de yetişen talebeler (fekî), icazet aldıktan sonra hocalığa (melle) terfi ediyor. Ülkenin dört bir yanına dağılan medrese mezunu hocalar, gittikleri yörede ilim tahsil etmek isteyenlere rehberlik yapıyor.

Şark vilayetlerinin önde gelen kanaat önderlerinden Şeyh Nurettin Mutlu, barış sürecinde olduğu gibi Türkiye’nin son dönemdeki tartışma konularında da ‘sulh’ yolunu takip ediyor. Herkesin özellikle de yöneticilerin nezaket kuralları içerisinde kalarak konuşması gerektiğini vurgulayan Mutlu, bu nezaketi göstermenin milletin birlik ve beraberliği için fevkalade önemli olduğunun altını çiziyor. Mutlu, özetle şu görüşleri dile getiriyor:

GÜLEN’İN HAYATI MİLLETİN İÇİNDE GEÇTİ: “Âlimler, peygamberlerin vârisleridir.” buyuruyor Efendimiz (sas). Son Peygamber Hz. Muhammed’den sonra peygamber gelmeyeceğine göre, Efendimiz’den sonra kıyamete kadar onun getirdiği mesajları insanlığa tebliğ edecek olan onun vârisleri, yani âlimlerdir. Muhterem Hocaefendi’nin 76 yıllık hayatı gayet şeffafiyet içerisinde, bu milletin arasında geçmiştir. 40 yıldan fazla bir süre cami kürsülerinde, konferanslarda halkı tenvir etmiştir. İlim meclislerinde yüzlerce talebe yetiştirmiş, onlarca kitabıyla milyonlarca insana ışık tutmuş bir İslâm âlimidir. Onu yakından tanıyanlar, İslâm’ı yaşamadaki kılı kırk yararcasına gösterdiği hassasiyeti gayet iyi bilirler.

                         N.Mutlu 

GÜLEN GİBİ BİR ÂLİM, MÜTEFEKKİR GÖRMEDİM: Hocaefendi bu asırda İslâmiyet’in yeniden ihyası, insanlığın yeniden kendini bulması için kendini bu işe vakfetmiş, adeta dünyayı kendisine haram kılmış, evlenmemiş, ev kurmamış, evlad-ü iyal sahibi olmamış, mal mülk edinmemiş, dikili bir ağaca sahip olmayı davasına saygısızlık olarak görmüştür. Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, bugün sadece Türkiye’ye değil bütün dünyaya mâl olmuş bir İslâm âlimidir. Dünyanın dört bir tarafındaki ulema, ilmine, imandaki kemaline, aksiyondaki harikuladeliğine dikkat çekmektedir. Gülen’in 15 yıldan beri eserlerini okudum. Mısırlı âlim Prof. Dr. Vehbe Zuhayli’nin, merhum Prof. Dr. Said Ramazan el Boti’nin, Faslı büyük âlim Abdülaziz Mesud bin Debbağ’ın eserlerini ve çok sayıda başka âlimlerin eserlerini de okudum. Hepsi birbirinden değerli ve kıymetlidir. Ama şunu söylemeliyim ki, Gülen gibi bir âlim, mütefekkir görmedim. Böyle bir kıymete sahip olmakla ne kadar iftihar etsek azdır. Fakat bugün maalesef tam tersi bir mukabele ile karşı karşıyadır.

HİZMET’E HAKARET CAİZ DEĞİL: Üzülerek görmekteyiz ki belli bir kesim tarafından ona karşı bir kara propaganda yürütülmektedir. Böyle bir İslam âlimine hakaret edilmesini tasvip etmemiz mümkün değildir. Milyonların gönlünde taht kurmuş ihlas ve samimiyet abidesi Fethullah Gülen Hocaefendi gibi bir zata nahoş sözler sarf etmek onun kıymetinden bir şey kaybettirmez; ama samimi her Müslüman’ın gönlünde tarifsiz yaralar açar. İnsanların, hele hele yöneticilerin nezaket kuralları içerisinde kalarak konuşması gerekir. Bu nezaketi göstermek milletin birlik ve beraberliği için fevkalade önemlidir. Yurtdışında çok güzel faaliyetler yapan, hem kültürümüzü hem dinimizi anlatan Hizmet Hareketi’ne hakaretler edilmesi hiç uygun değildir. Bu hizmete sahip çıkmak bütün dünyaya, insanlığa sahip çıkmaktır. Bu hizmeti karalamak caiz değildir. Onun için Hocaefendi’yi, hizmetini ve arkadaşlarını karalamak bize bir şey kazandırmaz. Karalayanın imanında noksaniyet vardır. Bilakis karalayana çok şey kaybettirir. Ona ve arkadaşlarına çok dua ediyorum.

PIRIL PIRIL NESİLLER YETİŞTİRİYORLAR: Bizim bölgemizde de insanlar çocuklarını hizmete veriyorlar. Peki niye? Kendi çocuğunu doğru yola sevk edemeyen çok sayıda aile hizmete verdikten sonra pırıl pırıl evlatlar yetiştiğini görüyor. Kendisi doğru yola sevk edemiyor ama hizmet o çocuklara sahip çıkıyor, pırıl pırıl hale getiriyor.

GÜLEN’İN SAİD NURSİ’YE BAĞLILIĞINA HAYRAN KALDIM: Bediüzzaman Said Nursi’ye bu kadar saygı gösteren birini görmedim. Mehmet Kırkıncı Hocaefendi, buraya ziyaretimize gelmişti. Ben kendisine Fethullah Gülen Hocaefendi hakkındaki kanaatini sordum. Ağlayarak anlattı. ‘10 sene beraber okuduk, bir gece bile teheccüd namazını kaçırmadı, Peygamber Efendimiz’in ismi her geçtiğinde ağlıyordu.’ dedi. Fethullah Gülen, ilk gençlik senelerinde bütün İslâmî eserleri okuduğunu en son da İhya-u Ulumiddin’i okuduğunu ardından da Risale-i Nur’a yöneldiğini söylüyor. Hocaefendi, Risale-i Nurlar ‘Tenzilün min tenzil’ diyor. Yani Kur’an-ı Kerim’den alınan nurlardır. Hocaefendi’nin Said Nursi’ye ve Risale-i Nur’a bağlılığına hayran kaldım.

AZİZ İSTEGÜN - İSMAİL AVCI- ZAMAN

Son Düzenlenme

Yorum yapın

Misafir olarak yorum yapın

0
  • Henüz hiç yorum yok

Copyright © 2014 Tüm hakları saklıdır MALATYA SON HABER - powered by FA AJANS

Top Desktop version